"Enter"a basıp içeriğe geçin

Ahçı Süleyman’ın Gündüz Gözüyle Rüya Görmesi

Gece patates soyarım,

gündüz patates soyarım

hiç düşünmemiştim patateslerin rüyalarıma gireceğini

hiç düşünmemiştim kabuklarını soydukça

borçlarımın eriyeceğini

soğan da doğrarım oysa,

patlıcanları ikiye dörde bölerim

ama hep patates girer rüyalarıma.

 

Küçük bir çocukdum daha

gün doğmadan Çarşıkapı’da

iki kat altına girerdim yerin

bulaşıklar dağ gibi olurdu akşamdan

yağ kokardı dört duvar

pencereler ulaşmazdı gökyüzüne

hava kararmış olurdu çoktan

evin yolunu tuttuğumda.

çarçabuk uyurdum,koşardım rüyalara

merdiven dayardım hep duvarlara

dayardım dirseklerimi, bitmeden uyanırdım sonra

güzel güzel mutfağa yorardım

ah bir üst kata çıkarsam

bıkmadan tonlarca patatesi soyardım.

 

Aydınlıktı, yarım da olsa mutfak

duvarlar yağ kokmuyor

bulutlar ucundan da olsa görünüyordu

komşu çatıya martılar konuyor

çığrışları şarkı gibi geliyordu

içimi açıyordu

baharatlar ve renk renk bakliyat

taze sebze ve meyve dolu kaplar

kepçeyi birkaç kez fırlatsa da ardımdan ustam

çorba bahsini kapmıştım çoktan.

 

***

 

Çok rüyalar gördüm ben, be kızanım

gündüzün ortasında

karanlığında gecenin

doğrulup kaldığım oldu yatakta

seslere fırladığım

arkasından gittiğim bir hayat boyunca.

 

Zaman geçiyor, be kızanım

herkes kendi rüyasını görüyor

ve her rüya gizliyor kendini bir adamda

bir çocukta ya da hüznünde bir kadının.

Latest posts by Süleyman Çelik (see all)

Bu yazı yorumlara kapalı.