"Enter"a basıp içeriğe geçin

Bırak Göğsünün Uçurumuna

a./

göğsünün uçurumuna düşeyazdım baksana

çocuk esirgeme kurumu’ndaki yavruların sinik gülüşlerinden

düşeyazdım büyükçe bir söz külçesi hâlinde

devlet dâirelerinde döndürülen dolapların vıcık vıcık rutubetinden

olsa olsa bir aşk kurtarır beni: pozitivizm’i sorgulayan o sınırsızlık

bırak göğsünün zemzem suyuyla yıkanmış uçurumuna düşeyim

 

havada azot kokusu, ağzımda misvak

kan-ter içinde kaçışıyorum mayhoş elmalar ısırmaya

-ama görünen köy kılavuz istemez-

bu şehrin amigoları beni boğazlayacak

kartpostallarda kalacak anlaşıldı

kül ve küfür rüzgârında

bundan böyle cesedim

 

diyeti vergisiyle ödenmiştir ömrümün

bakanlar kurulu bilir bunu, bürokratik elitler bilir, mafyatik çeteler de

edebiyat tîranları ve şiir oligarşisi bilhassa bilir

bilirler de vururlar ya harbiye marşı eşliğinde

b./

atmacalarla akbabalarla didişe-dövüşe

bırak göğsünün uçurumunda can çekişeyim

Latest posts by Bünyamin Durali (see all)

Bu yazı yorumlara kapalı.