"Enter"a basıp içeriğe geçin

Kategori: 178. Sayı (Ekim 2016)

Kazak

İlkbaharın ilk demleriydi. Urfa’da havalar sıcak geçtiğinden, kış pek yaşanmazdı. Soğuk, kar, fırtına yaşanmaz. Nadiren on-on beş yılda bir bazen yoklarmış. Ali ve Şeyhmus ayrılmaz ikili olmuştular. Yedikleri, içtikleri…

Mağma

Yanağından aşağı Usul usul Ipıl ıpıl iniverdi mağma Geldi durdu gönül dağıma Anne anne anneee!…. Bir şehit babası atlastan avucuyla Ateşin damlaları alıyor haddelerinden… Bu…

Mavi

Erken gelmek varmış dünyaya İstanbul’a erken gelmek   siyah-beyaz sokaklardan sardunyalar akarken mesela çocuklar, gazozlar, ahşap kapı önleri   şehrin öfkesini tütsüleyip üflerken vapurlar inmek…

Hıçkırık

Vapurdasınız… Gökyüzünü üzerinizde, berrak masmavi denizi ayaklarınızın altında hissetmek ve düşüncelerinizin ağırlığından taşıyamadığınız başınızı bir koya gömer gibi cama yaslamışsınız, sanki bir küçük molada tüm…

Hiç

Etrafındakiler şöyle dursun ailesini dahi gözü görmüyordu. Güzel eşi, bakılmaya doyulamayan evlatları… Kendini işine vermişti Ali Bey. İşinden başkası onun için kocaman bir hiçti. Ayak…

Eksik Şiir

pembe renkli bir ırmak kıyısında sabırla söylenmeyi bekliyor ağıtlar katran çürüğü gurbet kuşlarıyla konuyor füzenle çizilmiş deniz üstüne   rotası kırık ruhların soluklandığı cımbızla çıkarılan…

Bozkır

gecenin en derin saatinde bir kuytu huymalıkta avcısının koynunda yatan akılsız bir geyiğin uçmak tutkusu   ateş beyazı kar sabahı ey kalbim yorgun gecenin kanatlarını…