"Enter"a basıp içeriğe geçin

Dünyanın İçinden Geçiyor İnsan

İnsan gönül aynasına bakarken

Zaman sınanmamış ustura olur

Farkına varmadan keser bir yeri

Ilık ılık kan akarken içine

Şerha şerha yarılırken dudağı

Kendi gözyaşını içiyor insan

 

Aramızda tuna nehri akıyor

Biz yüzmeyi unutalı çok oldu

Köprülerse birer birer yıkıldı

Karşı kıyılarda ne olup biter

Ölen kim kalan kim haberimiz yok

Yalnız konup yalnız göçüyor insan

 

Sukut çarşıları çoktan kapandı

Sokağa döküldü yaramaz sözler

Herkes bir şey satmak için bağırır

Sesler sesi aşındırır durmadan

Tadı yok tuzu yok kelimelerin

Dilinde ne varsa saçıyor insan

 

Yokluk ne varlık ne kim dara düşmüş

Umurunda değil kimse kimsenin

Bahanesiz selam veren azaldı

Çalışmıyor kapıların zilleri

Hal dilinden anlayanlar kalmadı

Kendisinden bile kaçıyor insan

 

Günün yorgunluğu bir güne sarkar

Dünyanın yükünden canımız çıkar

Şükür makamına düşmez yolumuz

Çöpe gider bereketi sofranın

Varlık yokluk sınavından habersiz

Dünyanın içinden geçiyor insan

 

Herkesin defteri herkese yeter

Yazar tarihini kendi kendine

Hiç kimse kimseden kopya çekemez

Topraktan toprağa yol arasında

Sırasın bekleyen bir gonca gibi

Akşam solup sabah açıyor insan

 

Her doğan toprağa ölüm borçlanır

Ömürse arada verilen mühlet

Sorumluluk bilincinden uzakta

Geçen günler takvimlerden düşerken

Gerisi angarya işler bitiyor

Er geç ektiğini biçiyor insan

 

Dünyayı sırtında taşıyanların

Sürgünlüğü bir gün tamamlanacak

Gözünü gönlünü dünyada koyup

Binecek sessizce kişneyen ata

Mal da yalan mülk de yalan vesselam

Bir gün kanatlanıp uçuyor insan

Bu yazı yorumlara kapalı.