"Enter"a basıp içeriğe geçin

Göç Martıları

Simitlerinde alın terinin tuzu
Gözlerinde can bulduğunuz taze balıklar
Kısmetine razı bir kedi
Vira bismillah… Bebeği gülen gözlere
Vaktinde bir günaydın mı buldunuz.
Vapurları sallayan bin umut
Ve günahsız eller mi gördünüz.

Takıldınız güzellerin ardına
İnsan kovalamayan saatler
Köşeleri bankasız sokaklar mı buldunuz
Çocukların üşümediği bir diyar
Kadınları onurlu, yaşlıları bahtiyar
Bir hayale mi uçtunuz.

Etekleri beton tutmuş sahillerin
Sizdiniz sessiz sakini
Delik deşik gökleri siz beklerdiniz.
Kanatlarınız altında çırpınıyor şimdi
Boşanıyor insanlığından bu şehir
Son nefesini de Boğaz’ından
Alıp gider gibisiniz.

İçi görünen denizlere mi seferiniz
Şavkını mı gördünüz içten gülüşlerin
Şarkı söyleyen eteklere mi kondunuz.
Yunus’un pamuk diline mi vardınız yoksa
Karnına mı bir yunusun
Ki yorgun bir bahsi kapattınız.

Neresindesiniz batan ufukların
Kuşanıp da gittiğiniz bu hüznün
Hangi köşkündesiniz
Kaf dağını aştınız mı
Buldunuz mu vav kederini.
Bir kanaat sesi bekler bu gönül
Acep kutlu mu oralar…

Latest posts by Emre Miyasoğlu (see all)

Bu yazı yorumlara kapalı.