"Enter"a basıp içeriğe geçin

Gölgekoyu Sümbülleylak

baktı mı, bahar gibi bakarsın

gül gibi

gülşeninden

güler ellerinin dokunup dondurduğu

bahar dedimse

misal kar gibi

 

sanırsın

bir kağnı gıcırlar derinden

toprak  kokar ayaz

apansız atlar havalanır

arzı sallayan kanatlarıyla

süzülen bir kalp tüyü sızlar

ah, bir deli duman poyrazlanır

yıldız yağar tıpır tıpır

çiğ çarh eder

ay akar

 

ah aydınlığım

her kıpırdayışında kirpiğin

bir kurşun bulanır kanıma

kör bıçaklar saplanır

dilsiz  mızraplar

etim

esvabım

tesbihim

teneşir keser

ah ki ah

 

 

sarsak bir av koparır

harlanıp bozkır

boy verir horantasına

kevgen

kehribar

amansız incecik takip

kervandır kavrar amma

o vakta

tenimde tebriz hurmaları

saray yastıklarından sızan ağır öç

ökçesine bastığım iskarpinimde

ağızları anaç cehennem çocukları

çok zaman

ayrılık

içinden çıkamadığım

cerahati cemşide öz su

sulak aynalar ve akrepler arasında

yanaraktan aradığım aydınlığım

 

sanırsın

hazza hazana teşne çağlar sular şahına

ağır akımıyla sarsılan düşlerinin

 

ay yüzü yalvaç yakarışı

yâr ey

yer yandırıp gök söndüren

sen uyurken

sel olur aklı aklenim

bir bengisu damlaşıp da çiçeklenen göğsüne

etim

erliğim

eşkin yürüyüşüm ah

bir eski zaman aşığına enfiye

Latest posts by Nuh Er (see all)

Bu yazı yorumlara kapalı.