"Enter"a basıp içeriğe geçin

Hangi Rüzgâr Söndürecek Bu Ateşi

Gözlerimi size miras olarak bırakabilirim
Baktığınız zaman karlı dağları görürsünüz
Bir ekmeğin buğusuna karışırken türküler
Karanlığın içinden sabaha yürürsünüz

O zaman bir çiçeğin kalbinden bir arı uçar
Kirpiklerinizden bir damla yaş süzülüp düşer yere
Susuzluğa yenik düşmüş sahraların içinde
Peşinizden çiçeklenmiş bir baharı sürürsünüz

Siz bir başağın içinde bir dane olursunuz
Bense rüzgârlara karışmış bir nisan çiçeği
Suların durulduğu yerde ay ışığını içersiniz
Masmavi gülüşünüzle gökleri bürürsünüz

Bir anka kuşu gibi aşarsınız masal ülkelerini
Açılır hayal köşkünüzde yüzlerce pencere
Her şeyin hiçbir şeye dokunup geçtiği vakitlerde
Hüznümün defterinde en güzel mühürsünüz

Bir bebeğin minicik elleriyle tutup güneşi
Hangi rüzgâr söndürecek bu yanan ateşi
Siz bir denizin kül olmuş gemilerinden ötede
Adı adımla birlikte sürecek olan ömürsünüz

Latest posts by Mehmet Baş (see all)

Bu yazı yorumlara kapalı.