"Enter"a basıp içeriğe geçin

İçbükey Seyir

Ellerin üzerinde bir el durur
Gizli ve bir o kadar açık
Sayısız perde aralıklarında
Kristalleşen zaman kendini geride bırakır
Arınır yüzü aynasında
Ve o çıplaklık görülsün diyedir her göz
Güzelliği setreden çıplaklığı

Bir tek kıtaydı yüzün insan
Beyaz duvarda asılı bir tabloydun, derli toplu
Belcenden gülün sesi süzülürdü
Sen insandın yüz bin yıl önce
Şimdi daha çok insan

Ne sesteş rüzgârlardandı
Karahindibaların haşyeti
Ne de teslimdi bedeni ılık bir lerzeye
Mesele içbükey seyirdi
Bölünüş bundan zuhur etti

Doyumsuzluğun acıya;
Portre olmak için
Hiçbir akla uğramaz imge
Ve yalnızca acıya koşan hevesli ayaklar oluverdin

Latest posts by Meryem Çelik (see all)

Bu yazı yorumlara kapalı.