"Enter"a basıp içeriğe geçin

“İsabet Mi Ediyorum Bilmem” ya da Ahmed Naim

Her ne kadar güncel, popüler konular zihinleri meşgul ediyorsa da hayatın ve temel doğru arayışlarının varlığı umut verici bir nitelik taşıyor. Hayatın yüzeyinde gerçekleşen olayların kökeni sorgulayıcı zihinler tarafından irdelenmeye, bu konuda köklere müracaat etmeye devam ediliyor.

Yayın dünyamızda da gündelik ihtiyaç kabilinden yayınlar olduğu gibi hiçbir zaman gündemden düşmeyen ana konu ve kavramlara dair yayınlar nitelikli bir biçimde okuyucuya sunuluyor. Özellikle kamu yayımcılığı, ticari getiri beklememe avantajını da kullanarak okuyucusu az ama değerli eserler konusunda başarılı örnekler sunuyor.

Türkiye Diyanet Vakfı yayınları da kendi alanında kaynak niteliğinde eserler yayımlıyor. Geçmişte bölük pörçük ve teknik bakımdan yetersiz olarak yayımlanan ve bir neslin ilgi dağarcığında bulunan özel örnekleri, en ileri teknik biçimsel şekilde ve içeriğine uygun saygınlıkta yayımlıyor. Türkiye Diyanet Vakfı yayınları bu bağlamda, insanlığın ana problematiklerinden olan ahlak konusunda “Ahlak Klasikleri” adıyla bir seri oluşturmuş bulunuyor. Hepsi önemli ana metin olan bu kitaplar arasında Babanzâde Ahmed Naîm’in “İslâm Ahlâkının Esasları” adlı eseri, serinin ilk kitabı olup, yazarının çağdaş yaklaşımı ve Batı Medeniyeti karşısında, İslam ahlâkını ilmi ciddiyet ve disipliniyle sunmasıyla özel bir yere sahip.

1872 Bağdat doğumlu olan Ahmed Naîm, ilk tahsilinden sonra İstanbul’a gelmiş ve eğitim sürecini üstün ve müdakkik zekâsıyla ve başarıyla ikmal etmiş, Darülfünun umum müdürlüğü(rektörlük) düzeyine kadar yükselmiştir. Ahmed Naîm hem İslâm felsefesini, hem de Batı felsefesini bilen, her iki düşünce dünyasının temel dinamiklerini ve köklü problemlerini iyi kavramış olan düşünürlerimizdendir. Sahih-i Buharî tercümesi ile daha ziyade tanınmış olan Ahmed Naîm’in sekiz müstakil eserinin olduğunu ve çok sayıda makalelerinin bulunduğu kitabı hazırlayan Prof. Dr. Recep Kılıç’ın geniş ve oylumlu sunumundan öğreniyoruz. İlk defa 1995 yılında sadeleştirilerek Türkiye Diyanet Vakfı yayınları arasında neşredilen bu kitap, Ahmed Naîm’in hayatı eserleri ve fikirleri başlıklı bir yazıyı da içeriyor. Kitapta, Osmanlıca özgün metin, bugünkü harflere çeviri ve sadeleştirilmiş metin bir arada okuyucuya sunuluyor. Prof. Dr. Recep Kılıç’ın ve yayınevinin bu düzenlemedeki içeriksel ve görsel titizliğini kutlamak gerek.

İslâm Ahlâkının dini naslarla izâhı, îman ve ahlâk ilişkisi, Hürriyet ve sorumluluk, kadere îman ile özgürlük gibi dini düşüncenin temel kavramları geniş bir vukûfiyetle ele alınmış, ilim ve din ilişkisinden, akıl ve kader bahislerine kadar birçok mesele okuyucuya ilmî ve irfanî bir bakış açısıyla sunulmuş.

Günümüz sorunlarının temeline dair teşhisleri içeren kitap, okuyup anlayacak ve anladıklarıyla hayat arasında irtibat kuracak okuyucularını bekliyor. Müslümanca bir zihin inşaası için gerekli olan ana malzemeler sunulurken İslâm medeniyetine mensubiyetin seçkinliğini ortaya koyarak bu medeniyet mensuplarına özgüven sunuyor.

Tüm bunlar Ahmed Naîm’in giriş yazısının son cümlesindeki yalın ve içten “isabet mi ediyorum bilmem” cümlesiyle ifade edilen tevazu zarfı içinde gerçekleşiyor. Bu da, ilmî ve irfanî bir nesebe mensubiyetin soyluluğundan ileri geliyor olsa gerek.

Bu önemli kitabı yayımladıkları için Türkiye Diyanet Vakfı’na ve Prof. Dr. Recep Kılıç’a, İslâm düşüncesine ilgi duyanların ve sahici “fikir çilesi” çekenlerin şükran duymaması elde değil.

Latest posts by Aliye Akan (see all)

Bu yazı yorumlara kapalı.