"Enter"a basıp içeriğe geçin

Kimse Bilmez Bu

su çekmek dipsiz bir kuyudan
ve beklemek hep umut ederek
kaybolmak sağır bir sessizlikte
dilsiz kelimeleri doldurmak zamana
yüklemek soruları anlamsız nefeslere
çatık kaşlı cevaplara karşı somurtmak
düşlerde yeşeren kavgaya koşmak.

umuttan kaçan korkak gölge
sevdaya sığınan firari gece
köşe başlarını tutan nöbetçi siren sesi
erketeye yatmış zaman ayarlı bir infilak
flu yüzlerin geçit töreni, orantısız bir kaygı
patlamaya hazır bir huzursuzluk.

Kimse bilmez bu …
derin, soluk, bir o kadar da acemi
bazen kalabalık, kaygılı ve titrek
çoğunlukla nefti, beyazın yüzüne hasret
ama hep uzak, çok uzak
bilinmez, aman vermez bir hayalet.

Latest posts by Uğur Cumaoğlu (see all)

Bu yazı yorumlara kapalı.