"Enter"a basıp içeriğe geçin

Manda Festivali

Kuytularda takla atan ağabeylerimiz vardı bizim
Ters bir rüzgârda kırılacak kadar ince bıyıklıydılar
Sokak lambalarının altında namus beklediler
Kâğıt oynadılar iki vakit arasında
Bir ceplerinde takke diğerinde planlar.

Hayret, ne kadar çok sabırla sustular ve kurdular
İki isimli güzel adamlar sayıp durdular
Battı Sakarya’dan Meriç’e yokuş çıkan gemiler
Çaldılar yerde masayı, gökte kürsüyü
Uçan halılarımızı çekip aldılar, lambamızı kırdılar
Dillerinde yalan besledi bu adamlar, içlerinde günah
Tüyü bitmemiş masalları vurdular.

Mürûr-ı zamana uğramış davanın ezanları
O şiirler şimdi carpe diem çanları
Kafatasları oturuyor deri koltuklarda
Tahta kılıçlarla oynuyor müte-cahitler
Şehrin ortasına kurulmuş manda festivalleri
Kokusu arşa çıkmış salonların
Sanık kürsüsünde
‘Davacı’ların davacısıyım.

Hoşça kaldın mı, ardımdan su dökmeyenim
Güle güle ölüyor musun güzel insanlarımın şehri
Allah’a ısmarlamadık biz galiba günlerimizi
Bu yüzden hayırlı akşam olmayacak bir daha.

Latest posts by Emre Miyasoğlu (see all)

Bu yazı yorumlara kapalı.