"Enter"a basıp içeriğe geçin

Mülteci

-Suriyeli mültecilere-

 

Küçük bir Arap kızına göz kırpıyor bombalar

Savaş sürgünü yoksulluk kaldırımlarda

Bazen el açıyor bazen boyun büküyor

Anlıyorum bir mülteci şehrimin sokaklarında…

 

Nargilemi üflüyorum

Bir Şam akşamı tütüyor gözlerimde

Siyahi bir göz kırpıyor kadın ve şehir

Ve bir göz açılıyor bombalarla

Zekeriya Camii küller içinde…

 

Bağırlarına taş basmış kadınlar

Kamplarda ağıt yakıyor

Mermi çekirdeklerini avuçlarında biriktiriyor

Vurulan uçurtmalar peşinde koşan çocuklar

Ağlıyorum, gözyaşlarımı gözyaşlarınıza katarak…

 

“Cuann! Cuanni!” diye dileniyor kadınlar

Devlet olmayınca ekmek olmuyor!

İş olmuyor, aş olmuyor, eş olmuyor

Parçalanan haritadan bir vatan çıkmıyor!

 

Bir Ruha akşamında

Yıldızlar buğulanıyor mülteci kamplarda

Yaşarıyor gözleri Suriyeli kızların

Siyahi sürmeleri akıyor yanaklarından

Acısı beliriyor savaşın

Kül serpilmiş yüzlerinde…

Kaldırımlarda savaş mağduru mülteciler

Gözlerinde acı ve hasret

Yüreklerinde vatansızlık korkusu

Acaba Anadolu bir Medine olur mu?

 

Nargilemin dumanında kayboluyor Şam

Binbir Gece Masalları unutulmuş yanık sahifelerde

Mülteci duygularla yazıyor şiirlerini artık şairler

Halep, Şam, Hama, Humus, Rakka

Bombaların altında birer virane….

 

Yeni bir Haçlı Savaşı başlıyor

Yalnız ölenler Müslüman

Mezhebe karşı mezhep

Dine karşı din

Niçin çıkmıyor bir Selahaddin?

 

Bir başkentten bir başkente başlıyor yolculuğum

İstanbul düşmediği için Kudüs düşmüyor

Urfa’dan Şam’a raksediyor savaş

Çölün gecelerinde yıldızları arar gibi arıyorum

Surlara dayanan İslam erlerini

Ne zaman duyulacak karanlığı boğacak ezan?

Ne zaman girecek Şam’ın kapısından Zengi?

 

Şehrim diye ağlıyor bir mülteci yıkılan Şam’ın ardından

Bir Medine arıyor Mekke’ye sığınak,

Bir Ensar arıyor Muhacire kardeş olacak!

Latest posts by Mehmet Kurtoğlu (see all)

Bu yazı yorumlara kapalı.