"Enter"a basıp içeriğe geçin

Renkgerek

I

Sarı siyah garbi yeliydim kara dereden ak denize ileri

Üşendim toplamadım kalbime konup düşenleri

Kısa sesli güzellikler gördüm Hatları az kirli yüzler Hatta

utandım doldurmaya canımın içini Eve geç kalınca

acıdım kendimi hatırlamaya Girintili çıkıntılı hayatıma

kaşlarımı çattım ekşittim suratımı Kocaman haritalarda

kısa sesli güzellikler gördüm Hatları az kirli yüzler

durmadan çalıp kaçtım huzurun zilini şehir şehir

Gördüm çiçekli eteklerde naylondan dikenler

 

Basbayağı çocuktum adamlığına bahse girdim

Yanlış anlaşılan tebessümler üzre mahcuptum Böyle bir şeydim

Aradım ağzını halimin Köşeli parantezdi her yerim

Yağmur yağardı omuzlarıma dedi kodu der geçerdim

Tüm renkleri karardım kendime Mesela Fatma’yı

Biraz daha bereket versin sevgilim

 

-Adnan Pekak plaklarında cızırtılı yaşardı Fatma o kadar beyazdı

mevsim değiştirip yas tutardı Kardan ağabey yapardı kendine

yaz gelince İ harfine benzerdi şöylemesine ipince

ilkbahar yaz sonbahar kış O kadar beyaz

Kaderin bir dediğini iki etmezdi Çadırlarda saklardı tüm günlerini

Kimse görmezdi ayın on dördünün ikiz olduğunu Suların çok olduğunu

Suların artık çok olduğunu med ve cezirin bir batında doğduğunu

görürdüm kaputbezinin altında kızların boğulduğunu

kızların artık çok boğulduğunu

Görürdüm bütün renklerden daha beyaz-

Latest posts by Hüseyin Burak Us (see all)

Bu yazı yorumlara kapalı.