"Enter"a basıp içeriğe geçin

Şehirler Yıkılsa Da

Sen unutsan şehirler unutmaz
Durup birden boğaza baktığımız İstanbul
Parlayan yıldızlarıyla Eyüp Sultan,
Fethin şahidi Akbaba,
Rüyalarımda Kırklar Sultan
Serin yaz akşamları unutmaz.

Mâzî deyip geçme
Kaldır kaşlarını bak,
Bir fırtına, bir şimşek,
Her geçtiğinde gönlünden
Emanet taşıyıcı atlar
Coşar, parlarlar yüreğin
Unuttum deme, unutulmaz,
Küllenir yalnızca şehrin yarası
Bir dönüp bakmana bakar, bir rüzgârına,
Duvarlarda duran solgun atlasa
Savrulup küllerin ateş alması.

Sen unutsan Halep unutmaz
Evini hatırlatır kaldırımlarda ayak seslerin
Şeyh’ül Ekber seslenir Konya’dan, Malatya’dan
Cevabı Şam’dan gelir
Birden bir çocuk geçer fırtına gibi
Bir kadın bir çocuğun üstüne kapaklanır
Bir baba haykırır Allahüekber
Bağırış çığırışlar arasından
-Kör olasıca yine mi?
Devrilen nedir, yıkılan, yok olan bunca şehirlerle birlikte
Paramparça olmuş betonlar gözümüze batarken.

Unutma İsmail,
Çatlamış toprak, kan kırmızı gökyüzü
Bir toplu iğnede asılı kalan fotoğraflarla
Kurumuş yapraklar unutmaz
Şehirler yıkılsa da.

Her cemrede diriliş vardır.

Latest posts by Süleyman Çelik (see all)

Bu yazı yorumlara kapalı.