"Enter"a basıp içeriğe geçin

Sükût Müfrezeleri

Zamanın karnında taşınır kıyamet

Yağmurlara hamile bulutların altında

Sen uzak ülkelerden deli taylarla gelirsin

Gözlerini çerçeveletip asarım gökyüzüne

 

Aşk kaç rekâttır sizin şehrinizde

Gecenin kapısını çalar kanayan eller

Haritasız ölülerin telaşına karışır gökyüzü

Ümit kurşunlanmış bir cesettir sahilde

 

Güneşi eriten bir çölün kalbinden

Ve sükût müfrezeleri arasından gelip geçersin

Yalnızlığın sirkinde çember çevirir yıllar

Hüznümün ipinde bir cambazdır aşk

 

Saatlerin köpürüşüne yıldızlar tutulur

Sen yangınlar sofrasına alevlerle gelirsin

Hayalin nakışında sükûtun desenleri

Kâbuslar harmanında biçilmiş rüyalar

 

Uçurumlar büyür düşlerin patikalarında

Hüznün alevden okları atılır gökyüzüne

Yağmurun med cezirinde sağır türküler

Bir gül sağanağına tutulur çöller

Latest posts by Mehmet Baş (see all)

Bu yazı yorumlara kapalı.