"Enter"a basıp içeriğe geçin

Terzinin Dikemediği

Şair Abdurrahman Adıyan’a

Göğün siyah gölgesine
mavi düğümler atan terzi
iğnesinden sarkan ipin
hangi kozanın ipliği olduğunu
biliyor muydu?

En afili haberleri kodlayan
mors tuşlarının keyfi
hep infaz emirleriyle anılırdı
ki en çok da küfürlü
bir iğne, durmadan rüyayı
hep orta yerinden dikerdi.

Âdem cennetten itilmiş
ilk maktul olduğundan
bîhaber miydi yoksa?
Oysa İdris, atasına nispet
cennettin müdavimiydi.

Görünmez bir ayna karşısında
cambaz ya da pandomima,
bir karış buğu, derin bin nefes
izbe köşelere sinmiş misafir bakışlar
rahlenden geçmeyecek mi terzi?

Islığı dilinden eksilmeyen terzi,
dedi ki; annem ağaç kovuğu mu?
ikna edilmez bir rüyanın
vuslatı mıyım? / ben
-bey oğluyum, ey güzel!

Bak, atam İdris’in otağı
şu ırmağın gölgesi boyunca uzar,
ondandır upuzun saçları.
Ellerim bir söküğü dikemezse
nasıl ırmağa sürülsün
doru kısrak da olsa
aç bir at.

Latest posts by Mustafa Işık (see all)

Bu yazı yorumlara kapalı.